Dispatches #1 Basel’den Notlar
Bike Çetinel Şahin, Uluslararası İş Birlikleri ve Stratejik Geliştirme Yöneticisi, Gate 27
Bu Haziran ayında, uluslararası sanat takviminin en yoğun ve hareketli haftalarından birinde, Gate 27’yi temsilen İsviçre’deydim. Bern ve Basel arasında geçirdiğim birkaç günde, küresel sanat ekosisteminin nabzını tutarken kurumsal hafızamızı güçlendirecek ve uluslararası gündemimizi kalıcı kılacak yeni bir bülten serisi başlatma fikri ortaya çıktı. Gate 27 Dispatches adını verdiğimiz bu serinin ilk sayısında, hem Basel seyahatim sırasında öne çıkan kurumsal eğilimleri sizinle paylaşmak hem de küresel ölçekte nasıl bir ağın parçası olduğumuz hakkında yazmak istedim.
Seyahatim boyunca ana odağım yalnızca Art Basel fuarının kendisi değil, onun çevresinde şekillenen geniş kültürel manzara oldu. Fondation Beyeler, Schaulager, Kunstmuseum Basel ve Zentrum Paul Klee gibi müzelerden, HEK gibi yenilikçi kurumlara, Liste Art Fair Basel, Basel Social Club ve Maze Design Basel’e, ayrıca PROGR Bern gibi bağımsız alanlara uzanan geniş bir rotada; vakıflar, kar amacı gütmeyen yapılar ve farklı rezidans modelleri arasındaki kesişimleri inceleme fırsatı buldum. Bu yoğun takvim içinde katıldığım her görüşmede ve yaptığım gözlemlerde, uzun vadeli iş birliklerinin temelinde her şeyden önce karşılıklı merak, güven ve ilişkilere zaman ayırma kararlılığı olduğunu bir kez daha anladım.
Bunun yanında, Basel Art Week’i Gate 27’nin benimsediği uluslararası konuk sanatçı programı ekseninde değerlendirdiğimde, bugünlerde küresel sanat ekosistemini şekillendiren birkaç soru öne çıkıyor. Konuk sanatçı programlarının sanat, bilim ve endüstri arasında nasıl uzun vadeli etkiler yaratarak anlamlı etkileşimleri teşvik edebileceği, kültür kurumlarının yarattıkları değeri nasıl salt ziyaretçi rakamlarının ve görünürlüğün ötesine geçerek ölçüp aktarabileceği bu dönemde büyük önem taşıyor. Aynı zamanda kültür kurumları, üniversiteler ve sivil aktörler arasında önümüzdeki dönemde ne tür iş birliklerinin daha fazla öne çıkacağı ve uluslararası ortaklıkların yerel topluluklar için nasıl kalıcı ve sürdürülebilir değerler yaratabileceği soruları da tartışmaların merkezinde yer alıyor. Dolayısıyla bu süreçte Gate 27 olarak bizim de uzun süredir üzerine düşündüğümüz ve stratejiler geliştirdiğimiz bu küresel temalar, dünyadaki meslektaşlarımızla aynı güncel tartışmaların kalbinde yer aldığımızı bir kez daha ortaya çıkarıyor.
Bu seyahat, aynı zamanda Gate 27’nin uluslararası arenadaki güncel konumunu ve gelecek vizyonunu yeni kitlelerle paylaşmak adına harika bir fırsatı ortaya çıkardı. Farklı kurumlarla yaptığım görüşmelerde, Gate 27‘nin stratejik vizyonuyla tamamen örtüşen tartışmaları masaya yatırdık. Özellikle sanat, bilim ve endüstri kesişimindeki yeni modellerimiz ile yakın zamanda yayımladığımız Sosyal Etki Raporu’muz, uluslararası ortaklıklar ve rezidans yapıları üzerine yürüttüğümüz tartışmalarda büyük ilgi gördü.
Bugün uluslararası sanat dünyası, rezidans programlarının disiplinler arası geleceğine ve etki ölçümüne yönelik yeni metodolojilere yoğun bir şekilde odaklanıyor. Basel’de geçirdiğim birkaç gün, Gate 27’nin tam da bu evrensel ve güncel tartışmaların kalbinde yer aldığını, dünyadaki meslektaşlarıyla aynı soruların peşinden gittiğini ve küresel ekosisteme sıkı sıkıya bağlı olduğunu bir kez daha gösterdi.
Yeni sayılarda ve rotalarda buluşmak üzere.



